Aslında konumuz ne kabak ne de birazdan asıl konuya girmeden önce yazacağım dervişlik. Derviş nedir ? Derviş ne demek ? Dervişlik nedir ? Derviş’in kelime anlamı nedir ? Derviş kime denir ? Bunların hepsini kıssamızdan önce açıklayacak olursak derviş kelime anlamıyla tarikata üye olup kurallarına uyan kimse de denilebilir alçak gönüllü de denebilir. Yoksulluğu kabullenen de denebilir her şeyi hoş görmeye çalışanda kişi de denebilir. Ama gerçek anlamı tüm İslam milletlerinde Allah’a iman edenler için aynıdır. İşte bu anlam ki derviş nedir sorusunun derviş kimdir sorusunun derviş ne demek sorusunun ve diğer tüm soruların gönülden cevabıdır. İşte o anlam Allah’a her şey ile teslim olmuş çilesinde bile lütuf görmüş , derdin de bile hoşluk bulmuş , Rabbim ne yaparsa en hayırlısını yapmıştır diyebilen tamamen teslim olmuş bir yüreğin vücut bulmuş halidir derviş.
İşte zamanın birinde tüm yüreği ile teslim olmuş nefisle mücadele makamının sonuna gelmiş bir derviş varmış. Bu makamdan söz etmeden ilerlemeyelim. Bu makamın usulünce derviş tüm gösterişten arınacak ve varlıktan vazgeçecektir. Derviş işe berberden başlamış ve berbere gidip;
– Vur usturayı berber efendi demiştir.
Berber dervişin saçlarını kazamaya başlar ve dervişte aynaya yansıyan kendini ve berberi takip etmektedir. Başının yarısı tamamen kazınmış duruma geldiği vakit berberin kapısından içeri korkusuz bir o kadarda hadsiz bir serseri içeri girer.
Doğruca başı kazınmış olan dervişe doğru gider ve başının kazınmış kısmına okkalı bir yapıştırır. Terbiyesiz ve hadsiz olunca serseride olsa bir allame olsa da bir nede olsa… Vurduktan sonra dervişe seslenir serseri ;

–Kalk bakalım kabak derviş. Kalk oradan da tıraşımızı olalım der.
Dervişlikten bahsettik ya başta vurana elsiz sövene dilsiz olması gerek. Derviş nedir? Derviş ne demektir ? İşte şuan derviş sabretmek demektir. Allah’tan geldiğini kabul etmek demektir.
Derviş, dervişlik ne demek gösterir o serseriye karşılık vermeyerek. Dervişliğin kaidesini bozmayarak. Yaradana teslim olarak.
Derviş kalkar yerinden Berber mahcup ancak bir şey diyememiştir. Gelen ne de olsa mahallenin belalı serserisidir. Astığı astık kestiği kestik. Ne diyorsak o naraları atan hayırsız gaddar belalı birisine bir şey diyememişti.
Serseri dervişin kalktığı berber koltuğuna oturur. Berber küstah serseriyi tıraş etmeye başlar. Küstah serseri sürekli dervişi aşağılar , kabak aşağı , kabak yukarı , aralıksız dervişe hakaretleri tüm tıraş boyunca devam eder.
Nihayetinde bizim derviş , dervişlik ne demek göstermiş olur. Terbiyesiz serserinin de tıraşı biter. Serseri dükkandan çıkar ve çok değil üç adım yada beş adım atar atmaz. Yokuştan aşağı son sürat gemden boşalmış bir at arabası süratli bir şekilde gelir. Bu hadsiz serserinin eli ayağına dolanır ve iki atın ortasına denge için yerleştirilmiş uzun demir serserinin karnını yarar ve serseri oracıkta yığılır ve can verir. Görenler şaşkın bir şekilde bağırır.
Berber bir serserinin haline bakar bir Dervişin haline . Gayri ihtiyari bir şekilde Berber dervişe sorar ;
— Biraz ağır olmadı mı ?
Derviş mahsun ve düşünceli bir şekilde cevap verir ;
— Allah biliyor gücenmemiştim ona . Derviş kime denir ? Sabredene denir bu sebeple yaptığına sabrettim bende. Hatta hakkımı da helal etmiştim ona . Gel gör ki kabağında teslim olduğu bir sahibi var . Demek ki o gücenmiş olmalı.
Buradan çıkaracağımız sonuç bizim bakış açımızla lafı kime söylediğiniz değil kimi inciteceğini düşünerek edilmesi. Bu bir dervişe edilen laf ise zaten lafın nereye gideceğini anlamamak ne mümkün …


