Bu yazımız dua ve psikoloji temalı olacak. Yazımız da duanın psikolojideki yerini, İnsanın dua ile psikolojisine kattıkları gibi durumlar hakkındaki düşünceleri aktarıyor olacağız.
Dua, manevi bir iletişim aracıdır. Düşünen bir varlık olduğu için insan, insandır. Düşüncelerini ve düşüncelerinin sonucu hislerini de paylaşma ihtiyacı hisseder. Bundan dolayı da sosyal bir varlıktır. Sosyal bir varlık olmasındandır ki kendisi gibi olan yani insanlarla iletişim içerisinde olma ihtiyacı hisseder.

Diğer insanlar tarafından dinlenilmek, onaylanmak, gerek mutluluklarını gerekse de hüzünlerini paylaşmak olmazsa olmaz bir ihtiyacıdır. İnsan bu ihtiyacını gideremezse psikolojik ve ruhi sorunlar yaşar. İnsan varlığını sürdürebilmek için bazı ihtiyaçalrı vardır. Bunlar şu şekilde sayabiliriz, fiziksel, duygusal ve düşünsel. Ancak bunların içinde saklanmış olan ama açıkta ve hepsinden önce gelmesi gereken bir seçenek vardır. O seçenek Yaratıcıya duadır. Tüm insanlar inansın inanmasın kendince bunu gerçekleştiriyor. Çünkü insanın doğasında Allah’a inanma ihtiyacı vardır. Her sorun her problem yada her mutluluğu paylaşma ihtiyacından geliyor. İnsanlara anlatamayacağı yada insanların yardım edemeyeceği konularda Allah ile iletişim etkileşim içinde olma ihtiyacı duymaktadır. Bunun en temel sebeplerinden biri de insanın kendinden üstün olan bir şeye bağlanma isteği psikolojisinde bulunmasından dolayıdır. Bu ihtiyaç onu statü olarak kendinden daha üstün olan insanlara yönlendirir ancak zamanla bu da yetmeyecektir. Çünkü insan aşkın olana bağlanmak ister. Herkesten ve her şeyden daha üstün olana, kendisini her daim koruyabilecek, duyabilecek olana. İnsan bu psikolojik ihtiyacını dua ile karşılar. Doğumumuzla başlayan süreçte insan büyüdükçe ihtiyaçları artar, sıkıntıları, dertleri çoğalır. Bazen öyle aşamalara gelir ki dayanamayacağını hisseder. Güvenebileceği, dost olabileceği birini arar. Ve bu isteğini elbette her şeye kadir olan Allah’ta bulur. Allah konuşur, O’na sığınır. Bunları da ancak dua ile yapabilir.
Dua, Allah’a yakınlaştırır. Bu yakınlık kişiye güven hissi verir. Kişinin kaygılarını hafifletir. Konuyla ilgili gözlemler, özellikle kriz anlarında duanın rahatlatıcı, yatıştırıcı ve kaygıları azaltıcı durumları olduğunu göstermektedir.
Klinik gözlemler, duanın sadece hastanın iyileşmesine olumlu katkı sağlamaktadır. Hatta genel olarak kişiliğin yeniden yapılanmasına ve bütünleşmesine çok olumlu ve çok etkili bir rol oynadığı gözlemlenmiştir.
Uçsuz bucaksız arzu ve isteklerimizi tatmin edemediğimizde bilinç altına atarak orada depolarız. Bu depolamanın oluşturduğu olumsuz etkiden dolayı zaman zaman buhrana kapılırız. Bu buhranlardan kurtulmak için en iyi silah Duadır. Çünkü dua ile en gizli olan en mahrem olan , en derindeki arzu ve isteklerimizi dile getirip Allah’tan isteyebiliriz. Bu isteme sonucu yani dua sonucu içimize ferahlama rahatlık ve hafiflik gelir. İşte dua burada kişinin psikolojik bakımdan rahatlamasına huzur bulmasına hatta mutlu olmasına vesile olmuş olur. Bunların arasında en büyük faydayı ise Allah ile aramızı gönlümüzü daha da yakınlaştırır. Allah inancını kuvvetlendirir.
Bugün tek kelime ile nitelendirdiğimiz stresi yenmede hatta sadece stres değil nevrotik ve psikotik olan birçok hastalığı hatta ve hatta fiziki hastalıkların şifa bulmasında dahi duanın insanlar üzerinde fayda sağladığı gözlemlenmiştir. Bu konuda birçok araştırmada mevcuttur.
Araştırmalara örnek olarak şunu verebiliriz. ABD’de faaliyet gösteren Maneviyat ve Sağlık Araştırmaları Merkezi (Center for the Study of Religion/Spirituality and Health) koordinatörü Profesör Harold G.Koenig, şunları söylüyor.
Hastalardan dua edenler hastalığın getirdiği stresle daha kolay başa çıkıyor. Hastalık sırasında ruhsal çöküntü durumları daha az gerçekleşiyor. Gerçekleşen durumlarda da düzelme çok daha çabuk oluyor.
Stres insan vücudunda doğal onarım sisteminin işini yapmasına negatif etkisi oluyor. Benin bu rahatsızlıkla mücadele yeteneğini azaltıyor. Dua ise bu olumsuz etkileri azaltmaktadır. Bundan dolayı hastalıkla mücadelede verimliliği çok artırmaktadır. Koenig beyanları bu şekildedir.
Sonuç olarak dua hem ruhsal hem fiziksel her derde devadır. Allah’ı anmak bize yeterlidir. Vesselam.

